Yakın Doğu Üniversitesi
Büyük Kütüphane
Adres
Yakın Doğu Bulvarı, Lefkoşa, KKTC
İletişim
library@neu.edu.tr · +90 (392) 223 64 64
Google Jackets'tan alınan resim
OpenLibrary'den resim

Kırmızı bisiklet / Can Dündar.

Yazar: Materyal türü: MakaleMakaleDil: Türkçe Yayın ayrıntıları:İstanbul : İmge, 2005.Tanım: 169 p. ; 20 cmISBN:
  • 9755334297
Konu(lar): LOC sınıflandırması:
  • PL248.D861
Özet: Ve ben, aslında harfiyen hatırlayarak dünün bol vakitlerini, doyumsuz sohbetlerini, telaşsız saatlerini, saadeti hüzünle yoğurarak geçtim ihtiyar adamın süzgecinden... Ben onu gemleyemedim, o demledi beni... Olgunlaştım, basarak üzerine birikmiş bütün yırtık takvim yapraklarının, yıllar yılı aynı çemberde dolanmaktan başı dönmüş akrep ve yelkovanların, o incecik delikten biteviye süzülmüş kumların, evine gire çıka ötmekten sesi kısılmış yorgun guguk kuşlarının, batmış onca güneşin, parıldamış bunca ay ışığının, hilalin ve fecrin, uğruna savaşılmış, yokluğuna alışılmış dostların, birbirine karışarak yanıp sönen kahkahalarla gözyaşlarının, yazılmış yazılamamış bunca satırın, tutulmuş tutulamamış onca sözün, dediklerimin, bir an önce bitmesini istediğim veya hiç bitmesin diye dualar ettiğim anların, koşuda çabuk yorulanların ya da koşmaya hiç niyeti olmayanların, sevaplarımın, günahlarımın, hatalarımın... ... süzüldüm imbiğinden... Piştim, o ihtiyarın dergahında... Babamın oğluydum eskiden; Oğlumun babası oluverdim birden...
Bu kütüphanenin etiketleri: Kütüphanedeki eser adı için etiket yok. Etiket eklemek için oturumu açın.
Yıldız derecelendirmeleri
    Ortalama puan: 0.0 (0 oy)
Mevcut
Materyal türü Geçerli Kütüphane Yer numarası Durum Barkod
Short stories NEU Grand Library General Collection PL248.D861 K57 2005 (Rafa gözat(Aşağıda açılır)) Kullanılabilir 6968821075

Ve ben, aslında harfiyen hatırlayarak dünün bol vakitlerini, doyumsuz sohbetlerini, telaşsız saatlerini, saadeti hüzünle yoğurarak geçtim ihtiyar adamın süzgecinden... Ben onu gemleyemedim, o demledi beni... Olgunlaştım, basarak üzerine birikmiş bütün yırtık takvim yapraklarının, yıllar yılı aynı çemberde dolanmaktan başı dönmüş akrep ve yelkovanların, o incecik delikten biteviye süzülmüş kumların, evine gire çıka ötmekten sesi kısılmış yorgun guguk kuşlarının, batmış onca güneşin, parıldamış bunca ay ışığının, hilalin ve fecrin, uğruna savaşılmış, yokluğuna alışılmış dostların, birbirine karışarak yanıp sönen kahkahalarla gözyaşlarının, yazılmış yazılamamış bunca satırın, tutulmuş tutulamamış onca sözün, dediklerimin, bir an önce bitmesini istediğim veya hiç bitmesin diye dualar ettiğim anların, koşuda çabuk yorulanların ya da koşmaya hiç niyeti olmayanların, sevaplarımın, günahlarımın, hatalarımın... ... süzüldüm imbiğinden... Piştim, o ihtiyarın dergahında... Babamın oğluydum eskiden; Oğlumun babası oluverdim birden...

Bu materyal hakkında henüz bir yorum yapılmamış.

bir yorum göndermek için.