| 000 | naa a22 7ar4500 | ||
|---|---|---|---|
| 005 | 20181121113358.0 | ||
| 008 | 181121t xxu||||| |||| 00| 0 tu d | ||
| 001 | 288008 | ||
| 020 | _a9786054182152 | ||
| 040 | _aNEU | ||
| 041 | _atur | ||
| 050 | _aPL248.T3674 | ||
| 100 | 1 |
_9590074 _aTan, Serhat Ahmet. |
|
| 245 | 1 | 0 |
_aKayıp kitap 397 / _cSerhat Ahmet Tan. |
| 260 |
_aİstanbul : _bŞira Yayınları, _c2010. |
||
| 300 |
_a290 p. : _bill ; _c21 cm. |
||
| 440 | _aKayıp Kitap 397. | ||
| 520 | _aYıl 2220...Ak sakallı ihtiyar, 2010 yılında yazıldığını söylediği 397 kitabını açtı ve Şeyh Yahya Efendi'nin dervişlerine okumaya başladı. Dervişler dikkatle dinlediler. 1529 yılına döndüklerinde de bu kitabı Şeyhlerine anlattılar. Yahya Efendi, kitabın içinde kendisiyle ilgili bir bölümü görünce hayretle; Ben bunu mu yazacağım? diye sordu. Dervişler de ileride yaşanacaklardan biri olan bu olayı şöyle anlattılar: Cihân padişahı Kanuni Sultan Süleyman, sütkardeşi olan Şeyh Yahyâ Efendi'ye bir hatt-ı şerîf gönderdi ve; Ağabey! Sen ilâhî sırlara vâkıfsın, bilirsin. Kerem eyle de bize Osmanoğullarının akıbetinin ne olacağını haber ver. Nesli kesilip yok mu olacak? Yok olacaksa, bu hangi sebeptendir? dedi. Hatt-ı şerîfi okuyan Yahyâ Efendi, kâğıdı kalemi eline aldı; NEME GEREK diye iri harflerle yazıp, Kanuni'ye gönderdi. Sultan, Yahya Efendi'den gelen mektubu okuduğunda hayretler içinde kaldı. Hiçbir şey anlamamıştı. Derhal bir kayık hazırlanmasını emretti ve bu bilmece sözün mânâsını anlamak için Beşiktaş'taki dergâha geldi. Yahyâ Efendi'yi görür görmez; Ağabey! Ne olur gizlemeyip, sualime cevap veriniz. Biz de ona göre hareket edelim. Dedi....Her şey Osmanlı’nın en parlak döneminde başladı ve hala devam ediyor | ||
| 650 | 0 |
_9128273 _aTurkish essays. |
|
| 942 |
_x1000021 _kPL0000248T3674K392010 _9000001 _cBOOK |
||
| 999 | _c264591 | ||